Kayıtlar

#GürkanPur etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BELGESEL

Sükûta sebeb öğretir bu susuşlar, Dağılır zihnin ayrık parçasında, Hatırlar, hatırâlar birleşir içinde, Yalancı itikad saldırıları, Sınanarak geçtiğin yollar, Kayıplar, gâibler, kazançlar, Seninleyiz artık aynı dalda, Cesedimi bana ağırlaştırma, Giderek daha az duyma, Kanat ve kuş seslerimizde, Kafes de benim kuş da. Sana geç kaldığım zamanlar, Yoz yazmaktı yaz zamanlarında, Gittikçe giden zamanlar, Artık sevinmez soluklarda, Giderek düşündürücü olur gözlerimiz, Anlamlı sözler anlaşılır mı hâlâ? Buna mahsûben devrin geçiştirdiği, Genç ülke ve ülkenin gençliği, Malî disiplinize usülü ve verim, İçten içe muhasebe içtenlikle yahut, Kırmızı gözlü canavarda yakut. Kendini ertelemek kahkahalarda, Çakı bakışlı yumruk, yedi düvel hatta, Unutkandın hatırladın mı? Bunca vakit, bunca tasa ve şunca, Ne anlattı aynaya yüzünün anlamı? Yirmi dörde yetişmedi yirmi bir, Hiçbir anlam anlatmadı, gizli bir, Yer yerince yerde bir yer isteme, Der, serince sür sevince gizleme, Lehim sensin al birimi yedi saç...

Şiir Üzerine

  Yıllarca bunun için uğraşıp, kalemi yalnızca kalem gibi görmeyerek ve örgü dizer gibi her yeri bir başka şeyi çağrıştıran, sonunda ise hep O'na çıkan duygularla, hudutsuz değil misilsiz uzanış...  Bir adımla bin adımın bir olduğu, yaşamak fiilinin aslının her yönüyle ve yalnızca yürekte bulunduğu, içi soyut dışı somut denilirken, aslında o mücerret handa ne müşahhasların unutulduğu, gel gelelim, bir yere kadar gelebildiğim lakin öteye geçemediğim bir derinlik. Her şeyimi ona borçlu olmadığım ama usül kanadında hep kuşandığım, hem bildiğim hem bilmediğim, biliyorum derken de bilmediğim fakat en azından bilmediğimi bile bilmediğim bir sürü şey arasından bununla en azından bilmemeyi becerebildiğim bir derinlik. Ulaşılan değil ulaştıran, sadık yarim değil ama dolaştıran... Ne bileyim işte müptela gibi bir şeyim. Meftun olunan değil bu ama biz derdimizi bununla anlatmışız.  Herkes ona buna sanarken, biz O'na yazmışız. Ha varmış mıyız? Ya şair miyiz? Usül denilince zaten, müb...

YOLUMUZ

Hakikati yaşayanları hakikatle anlatmak cüretidir.. Gönle aşktan sır örerler, O ahlakı tüm erenler, Hâce Ahmed Yesevî'ler, Efendimden almadı mı?  Onda gördü aşk yurdunu, Onda buldu hak maksûdu, Şems-i Tebrîz bu âdabı, Efendimden almadı mı?  İnsan eden insanlığı, Hak ehlinin yoldaşlığı, Pîr Mevlânâ gel demeyi, Efendimden almadı mı?  Sünnet üzre yollar gelip, Dinmesini yârda yanıp, Bayram Velî kurban edip, Efendimden almadı mı?  Hak bilene Hâfî kalmaz, Nebî yolu tağşiş olmaz, Pîr Yunus'a Tapduk deniz, Efendimden kalmadı mı? Gürkan Pur (Hâfi)