Kayıtlar

#Şiir #YakuphanUstaoğlu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Eksilt Beni

Âşina kıl sinene, tende eksilt beni. Al beni yanına, dünyada eksilt beni. Dâr-ı dünya hasret ile açar kalbini. Vuslata kavuştur, gurbetten eksilt beni. Sevda-i hasretle koruyacaktım seni Senden uzakta yaşatma eksilt beni Âh sevgili! Yüzün ardındadır kalbimin Sök at bu kekre kalbi, benden eksilt beni Yakuphan Ustaoğlu

Gerekmez Nazîresi

B ize derman gerek gamlar gerekmez. Bize sükût gerek beyzar gerekmez. Cenneti bekler, cehennem yaşayan. Bize gecenin nuru, gün gerekmez. Bize muhabbetinden bir katre sun Bize dost meclisinde söz gerekmez. Bereket hâli değmiş yere göğe Bize her dem vuslat firkat gerekmez Yakuphan uymaz söze, bilmez ne der Çağır yârini beklemek gerekmez Yakuphan Ustaoğlu

Gece

Gece olunca titrersin Sabahı binbir edersin Nedensiz inat eylersin Delice gönül göçtü mü? Gidemedin hiçbir yere Düşürdün gönlü dillere Yaptın bunu bile bile Tahtırevanın çöktü mü? Ayıplara hata dedin Yapma dedik ikiledin Kendine yalan söyledin İsteklerin bitmedi mi? Yaşanılan kâr mı kalır? Dünyaya kanan aldanır Siyah beyaza boyanır Bir kez tersine döndü mü? Her şeyi sen mi bilirsin? Yanlışı doğru eylersin Düşü gerçek zannedersin Terzi boyunu ölçtü mü? Yola çıkmadan yoruldun  Keder vurdukça vuruldun  Bir mehtap ile duruldun Yârin yüzünü gördü mü? Yarım kaldı sevdaların  Yârini sevda mı sandın? Ruha açıldı vuslatın Ahir zamanın geldi mi?   Gidecek yer mi ararsın? Mekânı huzur sanırsın Zamanla niçin oynarsın? Aklın başa gelmedi mi? Yazmayla değişmez yazgın Kendini boşuna kandırdın Tüm sözleri kül bıraktın Naaşın omza düştü mü? - Yakuphan USTAOĞLU

Muhâsebe

Yolsuz varılmaz mı yâre? Yollarda olunur pare pare... Yollara mı verilir değer? Ben yâri seviyorsam eğer Yollardan geçilir, hiçlik seçilir, Yâr için bu candan vazgeçilir. Canı, canana feda eyler bu can! Yollara düşmez olur, durur kan! Yolsuz varamazsın kendine bile. Kendinde bile bulursun hile. Yolların kendisi bir afaki, Üzerindeki mukaddese arazi. Yollardan geçerek hiçlik seçilmez! Yolun sonu hiçlik, geçmeden biçilmez! Candan geçmeyi marifet mi sandın? Vazifeni bu denli basit mi sandın? Yolsuz kalmakta bir yol değil midir? Yol, hırka ve heybeyle gidilen midir?  Yolu, yol yapan varlığımsa şayet, Yolda değil kalptedir, marifet. Hiç olmayan, hiçi tarif eder mi? Tarif edilince hiçe, hiç denir mi? Vazifem candan, canana geçmektir, Ruhu kuş eyleyip, mekândan göçmektir. Selam söyler, atalarından gelen ses, Duruş doğru olsa da bulunduğun yol ters. Ters giden de varır elbet zamanla doğruya, Birkaç andan ibaretsin, çek kendini sorguya.  İşin aceleyken uymalısın usule, Yolların çıksın ...

Uyan

Hizmetkardır tüm alem-i mahlukat, Kendini kendine meftun mu sandın? Varır her şey, her şeyi bırakıp O'na, Bu diyarı kendine mesken mi sandın? Sancının ardında saklı hikmetin aynası, Geçip giden zamanı biteviye mi sandın? Her biten zamanla yaklaşırız sonsuza, Yaşayıp da ölmeyi fanilik mi sandın? Uyanmış gidiyor tüm hayvanat alemi, Kendi varlığını hayvandan beter mi sandın? Uyan artık rüya içindeki rüyandan, Deliliği yoksa Mecnunluk mu sandın? Yakuphan Ustaoğlu