Yedek Kuş

Sen göğsümü köreltmez efkâr kattın bana,

Gözlerden sızan o damla gibi biriktik,

Hem yazdık hem de sardık kağıda,

Sırlı çekirdek gibi derdi sükûta,

İçirirdik.

Mûcidini bekleyen îcad gibi,

Kuştan daha mahzun kafes gibi,

Kırk kere yarım da kalsam tek bir yama,

Senden başka bir şey kalmadı senden bana. 


İhmalkâr bir gözle okunmuş bîtab,

Gözlerimde bunu resmederdim. 

İster istemez belli olur insan,

Nerden anlatmaya başlasam,

Gülümserdim.

Kendi mezurana dolanmak,

Hafife alınca hafiflemez acın,

İyice örtünür bir cevher taşıyan,

Bir de faydasız çetelesi sancıların. 


Sözmüş madem dilin mahir sanatı,

Sükûtu altın diye söyleyen gibi,

Öyle sözler var ki söylenen,

Mânâsı susmak değil mi?

Yamsılarım,

Çatlarım bazen doğrusu bu,

Ölü idrakı müreffeh mi kamu,

Bahşiş hâfî kıvılcım değ yüzüme,

Çıngısı ve cıs sesi gülüm, sen üzülme. 


Saklanır işaretler içinde sesi şarkımın,

Kaşlarımı çatırdat değince şavkın,

Ey yarım kalan şey aynada asılı,

Boynunda miftah asılı yarın.  

Kıpırdarım,

Baykuş ve kara kedi orada,

Anılmazlar, sayılmazlar orada,

Asılları bilinmez, vaslına pek bakılmaz,

Yarımşar kez pâreden, yekûn için ayarım. 


Kuşan maharetini seninki sözün ağırı,

Boşuna görülmedik ya heccav diye,

Büker boynumu eğmem başımı,

Biz kalır yine bizden geriye.

Dayanırım,

Tâ ki O'ndan gelsin yardım,

O bilir aslımı kim tam, kim yarım,

Ne varsa güzel kalan misliyle aleyke,

Ya sen gördün eğnimi yahut hatırlatırım. 


Hâfî



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lamba

Dokunaklı Sözler

Gece Yarısı Söyleşisi