Kanat Diyalektiği

Salınarak çıkıyorum şimdi o mağaradan,
Çağırınca kendimi kazdığım kuyudan,
Uzak yerleri görür gibi yakından,
Sırtımı verdiğimsin, ruhumu salan,
Neden mağara dendiği belli,
Neden uzun sürdü zaman,
Neye uzanırsak belli,
Kaşık karmakarışık,
Pilav yaman.

Ama,

Ey kırk yama,
Yalnız kalan sen misin,
Yoksa sen de ben misin,
Kendi gölgesinden bile gizli,
Sarmaşık kafa muhtelif isimli,
İzni yok gibi artık her şeyi ağlamaya.
Sana bunlar değil, kırık zincir sesi gerek,
Davran diye söylenir, kıvranmak ne demek,
Neden çıktı efendim o yüksekçe mağaraya?

Hâfî

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lamba

Dokunaklı Sözler

Gece Yarısı Söyleşisi